TR
  • English
  • Türkçe
  • Taraklı

    Sakarya’nın güneybatısındaki Taraklı, alımlı ahşap evleri ve dar sokaklarıyla Osmanlı döneminden kalma havasının yanı sıra sakin ancak renkli yaşam tarzını sürdürmeyi bilmiş küçük bir kasaba. Cittaslow Network tarafından 2011 yılında Türkiye’nin yavaş kentlerinden biri seçilen kasaba, karakteristik kent dokusunu kusursuz bir şekilde korumayı başarmış eski bir Osmanlı yerleşimi. 17. yüzyılda yaşamış gezgin Evliya Çelebi, Taraklı’yı verimli bağlarıyla, şimşir kaşıkları ve taraklarıyla ünlü bir kasaba olarak betimlemiş.

    Pek çok Anadolu medeniyetine ev sahipliği yapmış Taraklı’nın tarihi, Anadolu’daki ilk şehir devletlerini kurmuş ve bölgeye hakim olmuş Hititlerle başladığından MÖ 2000-1000 yıllarına uzanıyor. Günümüzde koruma altında bulunan Hisartepe’deki sarnıç kalıntıları, bu antik dönemin en kesin kanıtını oluşturuyor.

    Kasaba, çevresindeki kolay erişilebilen muhteşem doğa harikalarıyla doğaseverler için mükemmel bir adres. Hark Kanyonu ve Mağarası, Güngörmez Şelalesi, Kemer Köprüsü, Acısu Nehri ve Gürleyik Nehri ile Belengermesi ve Hamzapinar platoları görülmeye değer güzellikler. Yakınlardaki çam, kayın, köknar ve meşe ağaçlarıyla çevrili Karagöl Yaylası’ysa doğa yürüyüşleri ile karavan ve çadır kampçılığı için biçilmiş kaftan. Yayla, nefes kesici manzaraların yanı sıra harikulade bir canlı ve bitki çeşitliliği sunuyor.

    Günümüzde Taraklı, el değmemiş doğası, çarpıcı sivil mimari eserleri ve yüzü aşkın kültür varlığıyla eski bir Osmanlı kasabasının tüm özelliklerini taşıyor. Kasabanın dokusu, ana ulaşım ve taşıma arterlerinden uzak olması sayesinde günümüze dek korunabilmiş. Bu küçük kasabada Osmanlı evlerine ek olarak görülmeye değer irili ufaklı bazı yapılar mevcut. Taraklı’nın en büyük yapısı, 16. yüzyıl başlarında Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş Yunus Paşa Camii. Kasabalılar, hâlen ibadete açık yapıdan, inşaat sırasında büyük miktarda kurşun kullanılmış olması nedeniyle Kurşunlu Cami olarak da söz ediyor. Camide, yan taraftaki hamamdan gelen sıcak suyun kullanıldığı bir ısıtma sistemi de kurulmuş. Az ötede 18. Yüzyıla tarihlenen ve hâlâ ilk günkü gibi akan Hüseyin Ağa çeşmesini ve bir fotoğrafı hak eden 700 yıllık çınar ağacını görebilirsiniz.

    İki tepe arasındaki vadide yer alan geleneksel Taraklı evleri çoğunlukla bitişik nizam ve birbirinin manzarasını kesmeyecek şekilde teraslar üzerine inşa edilmiş. Üç yüz yıllık bu güzel evler, Osmanlı mimarisini ve Osmanlı kent yapısını mükemmel şekilde yansıtıyor. Bu geleneksel ve zarif evlerin bazıları restore edilerek albenili birer misafirhaneye dönüştürüldüğünden kasaba muhteşem konaklama seçenekleri sunuyor. Kasaba, 2013 yılında Avrupa Seçkin Destinasyonlar (EDEN) ödülüne layık görülmüş. Hasılı Taraklı’da “eski” demek “havalı” demek.

    Kasabanın mutfak spesiyaliteleri de yüzlerce yıllık tören yiyeceklerinden oluşuyor. Etkinliklerde, festivallerde ve düğünlerde mutlaka yenen ve çoğunlukla tavuk eti ve buğdaydan yapılan keşkek, mutlaka denenmesi gereken uğut ise sevdiklerinize armağan edebileceğiniz, çimlendirilmiş buğdaydan yapılan bir tatlı.

    Ziyaretçiler, Taraklı’nın rengarenk yerel pazarına büyük ilgi gösteriyor. Pazarı gezerek kadınların yaptığı el emeği zanaat ürünlerini hayranlıkla izleyebilir, meşhur Taraklı bezini keşfedebilir, sohbetlerde insanları eğlendirmek için abartılı hikayelerin anlatıldığı yalaza kültürüne tanıklık edebilir ve aralarında tahta kaşıklar ve taraklar ile üzüm pekmezinin de yer aldığı pek çok yerel ürün satın alabilirsiniz.